İnternet Şubesine Yargıtay Kararı
Kursad tarafından Haberler, Türkiye'de Bilişim kategorisi altında yayınlandı.T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/4748
K. 2006/7341
T. 22.6.2006
• BANKANIN SORUMLULUĞU ( Bir Güven Kurumu Olarak Faaliyet Gösteren Bankalar Objektif Özen Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesinden Kaynaklanan Hafif Kusurlarından Dahi Sorumlu Olduğu )
• HAFİF KUSUR ( Bankalar Objektif Özen Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesinden Kaynaklanan Hafif Kusurlarından Dahi Sorumlu Olduğu )
• BİLGİSAYAR KORSANLIĞI ( Müşterinin Haberi Olmadan Bilgisayar Korsanlığı Yoluyla Başka Bir Hesaba Aktarılmasının Önlenmesi Konusunda Ek Güvenlik Tedbirleri Almayan Bankanın Hafif Kusurundan Dahi Sorumlu Olduğu Dikkate Alınarak Müşterisinin Zararını Ödemek Zorunda Olduğu )
818/m.41
ÖZET : Bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankalar objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.
Bu nedenle; banka müşterisinin hesabında bulunan paranın, müşterinin haberi olmadan bilgisayar korsanlığı yoluyla başka bir hesaba aktarılmasının önlenmesi konusunda ek güvenlik tedbirleri almayan bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu dikkate alınarak, müşterisinin zararını ödemek zorunda olduğu sonucuna varılmalıdır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu bu olayda müşterinin müterafik kusurundan söz edilemez.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2003/46-2005/61 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.06.2006 gününde davacı avukatı SA ile davalı avukatı HE gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabının OA Adlı kişi tarafından internet şifresi ele geçirilip kullanılarak çekildiğini, elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamayan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, ( 20.146.720.234 ) TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kişisel bilgisayarının güvenliğini sağlamayan, sanal klavye kullanmayan, havale işlemlerini sınırlayan parola kullanımını akili hale getirmeyen davacının şifrenin başkalarınca ele geçirilmesinde kusurlu olduğunu, üçüncü kişilerin müşterilerin kullanıcı kodu ve şifre bilgilerini banka sisteminden sağlamalarının olanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, mübrez belgelere ve banka merkezinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak davacının Suadiye ve Bostancı Şubelerindeki hesaplarından dava dışı kişinin Konak-İzmir Şubesindeki hesabına ( 16 ) ayrı işlemle ( 20.146.720.234 )TL’nin internet şubesi aracılığı ile havale edildiği, 15 dakika içinde ( 16 ) ayrı işlemle para havalesi yapılmasını fark eden güvenlik sisteminin davalı bankada bulunmadığı, iki gün sonra sisteme girmeye çalışan davacının kullanıcı şifresinin değiştirilmesi nedeniyle girememesine karşın bankanın her hangi bir kilitleme yapmadığı, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, davacının şifresini koruma yükümlülüğüne uygun davranmadığı ve müterafik kusurlu olduğu savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararın dayandırıldığı 16.08.2004 tarihli uzman bilirkişiler kurulu raporunda yer alan saptamalardan, davalı bankanın iki ayrı şubesinde hesabı bulunan davacının taraflar arasındaki bireysel internet şubesi sözleşmesi uyarınca davalının internet şubesi nezdinde yaptığı işlemlerde kullandığı kullanıcı adı ve şifresinin bilgisayarına yerleşmiş casus programlarda başkasınca elde edilerek davacı hesaplarından ( 20.146.720.234 ) TL’nin çok kısa bir süre içerisinde ( 16 ) ayrı işlemle internet yolu ile davacının haberi olmadan davalı bankanın Konak Şubesi’ne aktarılmasında bu tür bilgisayar korsanlığı yöntemiyle işlemler yapılmasını önleme yolunda ek güvenlik tedbirleri almayan ve olaydan sonra bu yola tevessül eden davalının kusurlu ve sorumlu bulunduğunun, davacının sanal klavye kullanması halinde dahi bunun yapılan bilgisayar korsanlığını engellemeye teknik olarak yetmeyeceğinin anlaşılmasına, işlemi yapan kişi hakkındaki ceza soruşturması sonucunun hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı banka bakımından etkili görülmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 450,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 815,94 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.06.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: Kazancı’dan alınmıştır.

Yazılarr (RSS)
10 Mayıs 2007 15:04'de
Evet karar önceki kararlara bakıldığında aykırı gibi gözükebilir. Fakat alınması muhtemel onlarca güvenlik önlemleri var fakat bu işte bir standart oluşturmak ne derece doğru bilmiyorum bu konuda çekincelerim var bazı kriterler belirlenebilir fakat standartizasyona gidilmemeli. Benim ön gördüğüm gerekçeler ise;
* İnternet Banka Korsanlarının büyük bir bölümü geçimini bu şekilde sağlamakta ve bellirli bir yaşam standartını yakalamışlardır bu nedenle değişen her sistemde bir açık aramaktadır. Bütün bankaların standart güvenlik önlemleri uygulaması demek birisinin kırılması halinde diğer bütün bankaların risk altında olması demektir.
* İnternet banka kullanıcılığı ile olarak müşterilerin bilgilendirilmesi esas önem taşımaktadır.
* Bankacılık işlemi yapılan bilgisayarlarda orjinal yazılım kullanılması ve işletim sistemi ve antivirüs yazılımlarının güncen tutulması yönünde telkinlerde bulunulmalıdır.
* Hesap ekstreleri ve kayıt formlarında bankalar birliği tarafından hazırlanan uyarı ve bilgilendirme formları dağıtılmalı ve ilgili bütün kurumlarla konuyla ilgili koordine sağlanmalıdır.
30 Mayıs 2007 16:03'de
sana katılıyorum abi. standardizasyon yapılmamalı ancak,
nasıl kriminal polis laboratuarlarına uluslar arası “bu işleri yapabilirler” sertifikası ve belgesi veriliyor ise
nasıl bunun uluslar arası geçerliliği var ise
nasıl o belgeyi alanların verdiği rapor iş ve işlemler uluslar arası platformda geçerlilik kazanıyor ise
nasıl bu standartlarını koruyup korumadıkları düzenli ve habersiz aralıklarla denetlenerek, test edilerek korunmaya ve geliştirilmeye çalışılıyor ise
nasıl teknolojinin geriside kaldığında sertifika ya da herneyse işte o iptal ediliyor ise
bunun aynısı internet hizmeti veren kurum ve kuruluşlar içinde olmalı. herkesde aynı özellikler olmamalı ancak, sağladğı ve koruduğu şeyler olmalı. onları nasıl yaptıkları ise kurumlara bırakılmalı. ve bunlar test edilmeli ve kriminal polis laboratuarlarındaki gibi aynı işlemler uygulanmalı diye düşünüyorum.
bilmem anlatabildim mi?